MİHENK / 001 EŞİK

Akşam kendimize ne söyleriz?

Günün sonunda kendimize anlattığımız hikâyede, başkalarına bıraktığımız yer.

Arel yorumu

BÖLÜM 01 / 03

Günün ardından kalan

Akşam olunca masadaki bardaklar toplanır. Günün konuşmaları o kadar kolay toplanmaz. Birine aceleyle verdiğimiz cevap, yarıda kestiğimiz cümle, görüp de sonra dönerim dediğimiz mesaj; odanın düzeni yerine gelirken içimizde dağınık kalabilir. Bazen yorgunluğumuzla birlikte bunların da üstünü örteriz.

Kendimize günü anlatırken sesimiz değişir. Başkasına sert gelen söz, bizim hikâyemizde gerekli bir uyarı olur. Birini bekletmişsek çok işimiz vardır. Onun bizi beklettiği zamanı ise daha açık hatırlarız. Her zaman bile bile yapmayız bunu. İnsan, kendi içinden bakarken başkasının durduğu yeri kaybedebilir.

Gazâlî’nin Kimyâ-yı Saâdet’inin İngilizcede The Alchemy of Happiness adıyla yayımlanan aktarımında, kendini hesaba çekmeye ayrılan bölüm niyetlere ve günün eylemlerine dönüp bakar. Bu bakış Allah’a karşı sorumluluk ve ahiret düşüncesinin içindedir. [1] Okurken benim bugüne taşıdığım soru, kendimize verdiğimiz iznin bir başkasının hayatında nasıl duyulduğu.

BÖLÜM 02 / 03

Haklılığın dar odası

Bütün günü kendimizi suçlayarak bitirmek de bana bir açıklık gibi gelmiyor. İnsan yalnız kusur aradığında karşısındakini yine göremeyebilir; bu defa kendi yetersizliği odanın tamamını kaplar. Oysa bazen mesele kim olduğumuz hakkında son bir hüküm vermek değil, söylediğimiz bir sözün nereye değdiğini anlayabilmek.

İşlerin yetişmesi, kimsenin incinmediğini göstermez. Tersine, birinin üzülmesi de bizi her isteğine razı olmak zorunda bırakmaz. Hayatın bu iki tarafını aynı anda taşımak güç. Sınır koyduğumuz bir konuşmada bile, sınırın ötesinde bir insan kaldığını unutmadan durabilir miyiz?

Bir masanın çiziklerini her akşam silip yok edemeyiz. Yine de ertesi gün üstüne bir bardak daha sert bırakmamayı seçebiliriz. Bunu insan ilişkilerine kusursuz bir benzetme diye taşımıyorum. Eşya cevap vermez; insanın sözü, isteği, bazen de uzaklaşma hakkı vardır. Onarmak istediğimiz şeyin nasıl onarılacağına tek başımıza karar veremeyiz.

BÖLÜM 03 / 03

Yarına taşınabilecek olan

Belki akşamın bize açtığı yer küçüktür. Bir bahanenin arkasından çıkıp ne yaptığımızı daha sade söylemek kadar. Özür dilerken kendi iyi niyetimizi uzun uzun anlatmak yerine, ötekinin duyduğuna da yer bırakmak kadar. Bunun hemen bağışlanma getirmemesi ihtimalini de taşıyarak.

Aşkı bazen böyle düşünüyorum: Sevdiğimiz kişinin yanında hep iyi görünmek istemekten biraz vazgeçebilmek. Kendimizi savunacak cümle bulamadığımızda da orada kalmak. Bir ilişkinin bütün yükünü üstlenmeden, bize düşen kısmından kaçmamak. Büyük bir arınma ânından çok, ertesi gün davranışımızda belirecek küçük bir fark.

Gece olunca gün geriye dönmez. Fakat yarına, yalnız kendi haklılığımızı götürmek zorunda olmayabiliriz. Bu akşam kendimize anlattığımız hikâyede, incittiğimiz insanın cümlesini nereye koyuyoruz?

Kaynaklar
  1. Gazâlî · The Alchemy of Happiness, Chapter VI: Concerning Self-Examination and the Recollection of God (Claud Field aktarımı) ↗

İlk yayın: 2026-09-28